Denizlerimizin incisi: Akdeniz Foku

 

Denizlerimizde 11 tür deniz memelisi yaşar… Bunların bazılarını her zaman göremeyiz. İşte onlardan biri de Akdeniz fokudur.Foklar denizde yaşamaya uyum sağlamış, yüzgeç ayaklı, memeli canlılardır. Dünya denizlerine dağılmış 31 türü vardır. Kulaksız (gerçek) ve kulaklı foklar olmak üzere iki familyadan oluşur. Balina ve yunuslar gibi ömrünü suda geçirmez.

Akdeniz foku, nesli tehlike altında bulunan türler içinde ilk sırada yer alır. Dünya Doğayı Koruma Birliği tarafından koruma altına alınan 12 canlı türünden biridir. Bilim adamlarına göre dünyadaki sayılarının 200 ile 300 arasında olduğu, ülkemiz sularında ise 50 adet fokun yaşadığı tahmin edilmektedir.

Akdeniz fokunun boyu 1-3 metre, ağırlığı da 400 kg kadardır. Besinini balık ve ahtapot oluşturur. Yaşam süresi tam olarak bilinmemekle beraber 40 yaşına kadar yaşadığı sanılmaktadır.

Hem denizde hem de karada yaşarlar. Yapılaşmanın olmadığı, insanların ulaşamadığı kıyılar ve bu kıyılarda yer alan mağaraları seçerler. Akdeniz foklarının özellikle beslenmek için, kumluk, çakıllık kıyılara, nehir ağızlarına, geceleri ise küçük balıkçı barınaklarına uğradığı bilinmektedir. Büyük bir deniz memelisidir. Günlük dolaşma alanı 30 km kadardır. Kulak kepçeleri yoktur. Dişler kuvvetli ve kesicidir. Akciğerleriyle su üstünde nefes alarak dalar. Su yüzeyinden 30 metre derinliklerde avlanır. 5-10 dakika su altında kalabilir. Bilinen en derin dalışı 75 metredir. Genellikle tek dolaştığı gibi, 3-5 kişilik gruplar da oluşturur.

Akdeniz foklarının çiftleşmeleri su altında olur. 11 aylık hamilelikten sonra eylül-ekim ayında doğum yapar. Yılda bir kez doğum yapar ve bir yavru dünyaya getirir. Bu nedenle, Akdeniz foku üreme hızı düşük, yavru sayısı az bir canlıdır. Anne, yavrusunu ıssız mağaralarda doğurur. Doğum ve yavrularının bakımı için karaya çıkar. Yavru fok, doğumla birlikte 4 ay anne sütünü içer. Bundan sonra balık yakalamanın inceliklerini öğrenir. Öğretmeni de anne foktur.

Dişiler erkeğe göre daha gezgindir. Yavrulama döneminde üreme mağarası ve civarını terk etmezler. Genç fok bireyleri ise yetişme dönemlerinde uzak bölgelere gidebilirler. Dişi Akdeniz foklarının çiftleşmek için uzun mesafeler katederek erkek fokların yanına geldiği biliniyor.

Bebek Akdeniz foku 70-80 cm boyunda doğar. 1,5-2 cm uzunluğunda yumuşak kılları vardır. Rengi karın altındaki açık renkli leke dışında siyahtır. Bebek Akdeniz fokunun cinsiyetini, karnı altındaki lekenin şeklinden belirlemek mümkündür.

Bebek Akdeniz fokları doğumdan sonraki 6-7. haftadan itibaren uzun ve koyu renkli tüylerini değiştirmeye başlar. Bu arada, besleyici anne sütünü emerek hızla büyür ve tombullaşır. Doğumdan dört ay kadar sonra doğduğu mağaradan ayrılıp yetişkin bir fok gibi yaşamaya başladığında, görüntüsü annesini andırır; çok kısa ve sert kılları vardır. Ancak sütle beslenmenin sonucu olarak çok daha tombul bir görünümdedir.

Akdeniz foku, tam bir kıyı canlısıdır. Yaşamını sürdürmek için hem denize hem karaya ihtiyaç duyar. Denizde geçirdikleri zamandan sonra, foklar uyumak için genellikle karaya çıkarlar. Karada geçirecekleri zamanlar için kıyıda bulunan mağaraları tercih ederler. Bu mağaralar Akdeniz foklarının, düşmanları olan insandan gizlenebilecekleri en uygun yerlerdir. Dişi fok, yavrularını karada ve kendini güvende hissettiği mağara içinde doğurur. Yavru doğduğu mağarada dört ay kalır ve anne sütü ile beslenir. Anne ve bebek doğum sırasında mağara çevresinde kimseyi görmek istemez. İnsanlardan uzak, kayalıklarda ara sıra güneşlenen ve dinlenen foklara rastlamak da olasıdır. Aslında Akdeniz fokunun tercihi açık denizdeki kayalık ve onların oluşturduğu sahillerdir

***

Nelerden etkilenir?

Kıyıların yerleşime açılması, inşaat ve yol yapımları sonucu yok edilmesi.

Aşırı ve yasadışı balıkçılık: Yasadışı olarak avlanan deniz ürünleri (dinamit, tüplü dalış, zıpkıncılık) yüzünden azalan balıklar ve onlarla beslenen fokların bu bölgeleri terk etmesine yol açar.

Bilinçli olarak öldürülmeleri: Beslenmek için balık çiftliklerine giren foklar, burada beslenen balıklara saldırıp balıkları koruyan ağları yırtarlar. Bunun bedelini hayatlarıyla öderler.

Fok mağaralarına turistik dalış yapılması: Son dönemlerde turizm çeşitliliği olsun diye organize edilen  fok görme dalışları fokların başka bölgelere kaçmasına neden olur.

Deniz kirliliği: Tanker kazaları, sanayi ve hane atıkları sonucu yaşama şansı azalan foklar bu bölgelere ya çok az uğrar ya da bu bölgeleri terk eder.

Fokların durumu ve sayıları Akdeniz’in sağlığı hakkında fikir verebilecek nitelikte. Akdeniz kıyılarında 350 milyon kişi yaşıyor ve çok sayıdaki kirliliğin, zehirlenmenin kaynağını oluşturuyorlar. Özellikle de petrol en büyük tehlikelerden biri. Sudan daha hafif olduğu için su yüzeyine çıkan petrol çok tehlikeli bir tuzak. Bütün bu tehlikelere rağmen Akdeniz’de

550 canlı türü yaşıyor. Akdeniz foku çok az yer değiştirir. Ancak bazı foklar bu tehlikeler karşısında yaşadıkları gerginlik sonucu uzun mesafelere göç edebilir.

Akdeniz fokları 50 yıl önce tüm Akdeniz kıyılarında serbestçe yaşamlarını sürdürüyordu. Ancak aşırı avlanma, kıyı yağmacılığı yaşam alanlarını kaybetmelerine neden oldu ve nüfusu hızla azaldı. Akdeniz foku bugün dünyada sadece Yunanistan, Türkiye, Fas, Moritanya ve Maderia Adaları’nda yaşamaktadır.

Sualtı Araştırmaları Derneği - Akdeniz Foku Araştırma Grubu (SAD-AFAG) 1987 yılından bu yana Akdeniz fokunu sembol olarak kabul ederek; kıyı ve denizlerimizin korunması için araştırma ve kamuoyu bilgilendirme çalışmaları yürütüyor. Akdeniz fokunu korumak, Akdeniz’i korumaktır anlayışı ile AFAG, amaçları doğrultusunda; bilimsel araştırma ve koruma çalışmaları gerçekleştiriyor.